Ekosistemi Kirletiyoruz, Farkında Mısınız?

None

İnsanoğlunun yerleşik düzene geçmesinden ve yaşadığı bölgeyi kendi ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemeye yani başka bir deyişle yapay çevre oluşturmaya başlamasından beri ekolojik denge insan lehine olacak şekilde sürekli bozulmuş ve bozulmaya devam etmektedir.

Çevre; dünya üzerinde yaşamını sürdüren canlılarının hayatları boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortamdır. Diğer bir deyişle “Ekosistem” olarak tanımlanabilir. Hava, su ve toprak bu çevrenin fiziksel unsurlarını, insan, hayvan, bitki ve diğer mikroorganizmalar ise biyolojik unsurlarını teşkil etmektedir. Farklı biyolojik unsurların bir arada yaşamaya adapte oldukları durumlara ekolojik denge adı verilir.

İnsanoğlunun yerleşik düzene geçmesinden ve yaşadığı bölgeyi kendi ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemeye yani başka bir deyişle yapay çevre oluşturmaya başlamasından beri ekolojik denge insan lehine olacak şekilde sürekli bozulmuş ve bozulmaya devam etmektedir. Özellikle son yıllarda hızla gelişmekte olan teknolojinin getirdiği rahatlık beraberinde ekosisteme gözle görülür şekilde zarar vermeye başlamıştır. Zarar gören ekosistemin insanoğlunun rahatını ve sağlığını etkilemeye başlaması, insanoğlunun hatayı kendinde aramaya başlayarak bir çevre bilincine varmasını sağlamıştır. Çevre kirliliği, “doğanın temel fiziksel unsurları olan, hava, su ve toprak üzerinde olumsuz etkilerin oluşması ile ortaya çıkan ve canlı öğelerin hayati aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen, cansız çevre öğeleri üzerinde yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayı” olarak tanımlanabilir. Çevre kirliliğini ise 3 temel kategoriye ayırabiliriz. Bunlar;

1.Fiziksel Kirlenme: Çevreyi meydana getiren toprak, su ve havanın fiziksel özelliklerinin tamamının veya bir kısmının insan, hayvan ve bitki sağlığını tehdit edecek ve/veya olumsuz yönde etkileyecek biçimde bozulması olayıdır. Küçükçekmece Gölü’nde kanalizasyonlardan gelen fosfor sebebi ile aşırı alg üremesi ve bu doğrultuda renginin değişmesi bu tip kirlenmelere örnek gösterilebilir.

2. Kimyasal Kirlenme: Doğal çevreyi oluşturan toprak, su ve havanın kimyasal özelliklerinin canlıların hayati faaliyetlerini ve aktivitelerini olumsuz yönde etkileyecek biçimde bozulmasıdır. Çeşitli fabrikaların arıtılmadan alıcı ortama verilen atık sularının kirlettiği sular ile sulanan topraklarda ağır metal birikiminin yaşanması kimyasal kirlenmeye örnek gösterilebilir.

3.Biyolojik Kirlenme: Doğal ortamı oluşturan toprak, hava ve suyun çeşitli mikroorganizmalarla kirlenmesi ve dolayısıyla mikrobiyolojik yapının bozulması mikrobiyolojik kirlenmeyi, aynı ortamların mikroorganizmalarla kirlenmesi ise biyolojik kirlenmeyi tanımlar. Küçükçekmece Gölü’nde oluşan aşırı alg üremesi göldeki çözünmüş oksijenin neredeyse tükenmesi ve gölde balık ölümlerinin görülmeye başlaması biyolojik kirlenmeye verilebilecek bir örnektir.

Konformizm Uğruna Çevreyi Kirletiyoruz

Çevre kirliliğinin tek sebebi insanoğludur. İnsanoğlunun daha rahat yaşama, ihtiyaçlarını daha kolay yollardan karşılama isteği teknolojinin gelişmesini sağlamakta; ancak gelişen teknoloji beraberinde atık oluşumunu artırmaktadır. Doğa bir arıtma tesis gibi çalışır; ancak tüm arıtma tesislerinde olduğu gibi doğanın da bir kapasitesi vardır. Bu kapasitenin üzerinde oluşan atıklar birikmeye ve çevre kirliliğinin oluşmasına sebep olurlar. Günümüzde gelişmekte olan çevre bilinci “çevre teknolojileri” terimini ortaya çıkarmıştır. Bu çevre teknolojileri daha az atık üretilmesini, üretilen atıkların geri kazanımını ve geri kazanılamayan atıkların çevreye daha az kirlilik yükü oluşturmalarını sağlamak üzerine odaklanmışlardır. Gerek ülkemizde gerek dünya genelinde artmakta olan çevre bilinci ve gelişen çevre teknolojileri, rahatını artırmaya çalışmaya devam eden insanoğlunun oluşturduğu kirlilik yükününün azaltılması sağlamaktadır. İnsanoğlu, yaşayacak başka bir dünyasının olmadığını, dünyayı yaşanamaz hale getirmenin, bilim kurgu hikâyeleri gerçeğe dönüşmediği sürece kendi soyunun tükenmesi anlamına geldiğini unutmamalıdır...

Park Cam Dergi

Ekosistemi Park Cam Dergi

İLGİLİ HABERLER

Mevcut öğe yok

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın
Giriş Üye Ol