Buradan Çıkan Pamuk Gibi Oluyor!

None

Patronunuza mı canınız sıkıldı, iş arkadaşınıza dalmak mı istediniz? İş stresi, ev yorgunluğu ve daha içinde sıkışıp kaldığınızı hissettiğiniz pek çok durumda öfkenizi içinize atmayın, güzel canınızı sıkmayın! Neye kızıyorsanız buraya gelin, vurun, kırın, parçalayın!

An geliyor içinizdeki sinire hakim olmaya çalışıyorsunuz, an geliyor bir şeyleri kırıp dökmek istiyorsunuz. Stres dolu yaşadığımız, günümüz iş hayatında biz fanilerin de arada rahatlayıp pamuk gibi yumuşacık olmaya ihtiyacımız oluyor. Ve tam da bu noktada ISTrapped Deşarj Odası imdadımıza yetişerek bize kapılarını açıyor.

Bulut Karakaya, her daim hayatında farklılıkların peşinden gitmiş, bu zamana kadar yapılmayanı hayata geçirmiş başarılı girişimcilerden. Girişimcilik ruhu, onu kendi işini kurmaya iterek çalıştığı üst düzey kurumsal şirketteki pozisyona aldırmadan amaçladığının peşine düşürmüş Bulut Karakaya’yı.

Karakaya, evden kaçış oyunlarını Türkiye’ye getiren ilk isim… Ortağı Ömer Taş ile kurdukları ISTrapped, bir dönem macera severlerin büyük ilgisini kazanmıştı. Piyasada bu konseptteki oyun evlerin çoğalmasıyla alternatif bir yöne evrilen Karakaya bugün, kaçış oyunlarını profesyonel hayatın aktörlerine oynatıyor. Çok akıllıca değil mi sizce de? Çalışanlarınızın bir zorluk karşısında nasıl tepki verdiklerini görebilmeniz için çok güzel bir fırsat.  Aynı zamanda kişinin kendini analiz etmesi için de sıra dışı bir olanak… Agresif misiniz, çekingen mi; analitik düşünceniz mi gelişmiş, iletişim becerileriniz arkadaşlarınızla uyum içerisinde mi? Ve bunun gibi soruların nicesinin cevabını alabileceğiniz kurgusal bir organizasyondan bahsediyoruz.

Ve gelelim asıl son dönemin en ilgi çeken girişimciliğine… Sade bir oda; içerisinde paramparça edilmesi için hazırlanmış objelerle dolu bir şekilde sizi bekliyor. Tüm sinirinizi, öfkenizi burada büyük bir zevkle çıkarabiliyorsunuz. Hani tam bir şeye kızmışsınızdır elinizdeki telefonu bir yerlere çarpmak istersiniz de kıyamazsınız ya, işte Deşarj Odası size o kıyamadığınız telefonunuz yerine parçalamanız için bir telefon verebiliyor. Size güvenliğiniz için kaskınızı ve eldiveninizi takmanız kalıyor. Elinize beyzbol sopasını aldığınızda ise film başlıyor… Lafı fazla uzatmadan Istrapped’in şirketlere sunduğu oyunları ve ISTrapped Deşarj Odası’nı Bulut Karakaya’dan dinliyoruz.

Evden Kaçış oyununu Türkiye ile tanıştırdınız. Sizin evden kaçış ile tanışmanız nasıldı?

Biz kendimizi aslında evden kaçış masterı diye tanımlamıyoruz. Vodafone’da çalıştığım dönemdeki iş arkadaşım aynı zamanda şimdiki ortağım Ömer Taş, Budapeşte’ye gittiği geziyi anlatıyordu. Çok eğlenceli olduğunu, gezdikleri müzelerden ve gittikleri yerlerin ne kadar keyif verdiğinden bahsediyordu. O sırada deneyimledikleri excape oyunundan bahsetti. “Bizim bilgisayarda oynadığımız kaçış oyunlarını nasıl oynuyorsak onun canlısını oynadık” dedi. Bunu duyunca benim aklım gitti. Budapeşte'deki oyun hangi firmaya ait diye araştırdım. Google’dan firmayı buldum ve “Arkadaşım gelmiş, çok beğenmiş. Ben de gelmek istiyorum” şeklinde firmaya bir mail attım. Adamlar hemen e-maile geri dönüş yaptı. “Tabi her zaman bekleriz” dediler. Sonrasında oyunları kendileri mi yazıyor diye merak ettim ve sordum. “Evet tabii ki biz yazıyoruz” dediler. Ondan sonra ben de Ömer’e döndüm ve dedim ki bunlar yazıyorsa biz de yazabiliriz. İyi kötü bu zamana kadar bu oyunu oynamışlığımız, buna benzer filmler izlemişliğimiz vardı. Kısacası bu alanda bir bilincimiz vardı. Yapabilir miyiz yapamaz mıyız derken biz oturduk Kütüphaneci Ziya adında bir oyun yazdık. Ardından oturduk ne kadar para gider, nelere ne harcarız diye hesap kitap işine girdik.

Yazdığınız senaryolar korku öğeleri içeriyor muydu?

Bizim yaptıklarımız korku değil. Hafif mistik ve puslu olduğu için hafif korkuyu anımsatır. Eski işimizden dolayı hesapladık, tartıp ölçtük. Böyle bir iş yapıp iki işi de bir arada götürebiliriz diye düşündük. Hadi dedik başlayalım. Ev aramaya başladık, Taksim’e baktık. Asmalı Mescit’te ilk evimizi bulduk. Ev 1800 yıllarda yapılmış eski bir binaydı. Bizim de hikayemiz 1900’lü yıllarda yaşamış eski bir kütüphaneciyi anlatıyordu. Evin içini mistik objelerle dekore ederek nisan ayında açtık.

Evin kirası, eşyalar derken maliyeti nasıl ayarladınız?

Yatırım anlamında koyduğumuz eşyalar ve bir web sitesi yaptık. Şirket kurduk, onun giderleri vardı. Alt yapısal ek giderler de vardı. Bu iş ekonomik anlamda ve yatırım anlamında çok iyi. Bizim için ticarete atılmak için inanılmaz bir fırsattı.

EN BÜYÜK İLGİ BEYAZ YAKALI VE TURİSTLERDEN

Kaç kişi çalışıyor ISTrapped'de?

Bizim dışımızda işe bir kişi almıştık. Daha sonrasında kendimizi geriye çektik. Genelde üniversite öğrencileri part time olarak çalışıyorlardı. İşleri büyütünce de ikinci evimizi açtık.

En çok akşam saatlerinde, iş çıkışlarında yoğunluk oluyor değil mi?

Evet genelde akşam saatlerinde yoğun oluyor. Bizim müşteri çevremiz beyaz yakalı ve turistlerden oluşuyor.

Evlerin tanıtımını nasıl yaptınız?

Tamamen kulaktan kulağa duyuldu. Gelen çok beğendi; arkadaşına tavsiye etti. Bir defasında genç biri geldi ve bizi ekşi sözlükte yazdığını söyledi. Bizim tam olarak ekşi sözlük olayımız öyle başladı ve haziranda da resmen bir patlama yaşadık. Telefonlarımız susmuyordu. Normalde 10 rezervasyon alan biz, bu sayıyı günde 20’ye çıkardık. Hatta artık hafta sonları bile full olmuştuk. Yetişemediğimiz zamanlar oluyordu.

Bir işin kulaktan kulağa duyulması baya bir zaman alır normalde.

Bizde aşırı hızlı oldu. Gelenlere bizi nereden duydunuz diye soruyorduk. Fonomen diyebileceğimiz bir kişi bizi paylaştıktan sonra, 120 tane paylaşım yapılmış. Gelenlerin büyük bir kısmı o paylaşımdan geldiklerini söylüyordu. Facebook üzerinden genelde paylaşım yapıyorduk ama artık Dejarj Odası'nda Instagram’da da paylaşmayı düşünüyoruz. İnsanlar kabul ederlerse videoları da paylaşacağız artık. 

"OLMAYANIN PEŞİNDEYDİK"

Bu arada senaryoyu da siz yazıyorsunuz değil mi?

Tabi tabii. İkinci oyunumuzu da açtık. 2015 yılının mart ayının ortalarındak bu işi yapmaya başlayanların sayısı çok fazla olmaya başladı. O çoklukla beraber memnuniyetsizlikler de başladı. Kalitesiz ve ucuz işler başladı. Bizim o dönemde gelirlerimiz düştü. Başka işler bakmaya başladık. İzmir’de bir yer açtık. Ankara’da bir yerde danışmanlık yapmaya başladık. Sürekli olmayan şeylerin peşinde koşturuyorduk. Daha sonra çok güçlü bir şirket olan Garanti Bankası bizimle bir proje yaptı. Geçen eylül ayında anlaştık, ekim ayında da başlattık.

Garanti Bankası’na nasıl bir oyun hazırladınız?

Garanti Bankası için ‘evden kaçış’ diye bankanın iki bina yanında bir ofis katı tuttuk ve bir hikaye yazdık. Bunu internet sitesinde paylaştık ve insanlar bizim sitemize girdiler rezarvasyon yaptılar, geldiler. Burada da Garanti Bankası oyununu oynadılar. Banka daha çok online bankacılık üzerine gitme eğilimdeydi. Biz tam bir evden kaçış oyunu yaptık ama banka reklamını da direkt olarak insanların gözlerine sokmadık. Daha dolaylı yollardan reklamını yaptık. Bu projeden çok memnun kaldılar, kendi alanında bir ilk projeydi. Hatta bu proje ile Kadir Has Üniversitesi’nden Girişimcilik Ödülü aldık. Starbucks için küçük bir oyun yaptık. Şirketlere senaryolaştırarak küçük oyunlar yapmaya başladık. Tabi biraz da referans toplayınca karşısına oturduğumuz adam bu adamlar bu işi bilirler düşüncesi tamamen oluştu. Fakat Taksim’de yaşanan terör olayı ile biz oyun evini kapatma kararı aldık. Çünkü artık Taksim bizim için iyi bir lokasyon olmaktan çıkmıştı. Sonuçta Taksim’i açarken özellikle turistler için açmıştık. Bu patlamalardan sonra turist kalmadı, hepsi gitti. Haziran gibi evlerimizi kapattık ve dedik ki “Tamam, biz artık kurumsal çalışıyoruz.” O yüzden artık sabit bir yere ihtiyacımız yoktu. Markamız ve referanslarımızla beraber tamamen biliniyorduk. Ve böylece kaçış konseptini kurumsala vurduk. Ve ondan sonra da “Deşarj Odası” fikri ortaya çıktı. Mart ayında da bu projeyi hayata geçirdik.

‘Deşarj Odası’ yurtdışındaki şirketlerin bazılarında, çalışanların streslerini atmaları için ayrılan özel bir oda olarak yer alıyor diye biliyorum. Yurtdışında yaygın fakat Türkiye’de sizden başka bir örneği yok şu anda değil mi?

İlk çıkış yeri Amerika zaten. Kanada’da var, bizimle beraber Sırbistan’da açıldı.

Deşarj Odası’na girenlerin tavırlarını anlatır mısınız biraz?

İçerisi gerçekten de inanılmaz… İlk önce biz kendi çevremizdekileri davet ettik. Acayip sinirli oluyorlar ama sonunda başarılı olup rahatlıyorlar. Kişi nasıl müzik isterse içeriye o tarz müzik veriyoruz. 

Müşteriler parçaladıkça sizin de sürekli televizyon, tabak gibi eşyalar almanız gerekiyor. Zor olmuyor mu?

Bizim sistemimiz şöyle, 4 hurdacıyla anlaştık. Onlar bize televizyon vb. eşyaları getiriyorlar. Depo müsaitse hemen alıyorum.

Bu iş sizi gergin bir ruh haline sokmuyor mu?

Açıkçası ben çok eğleniyorum. Başlarda evdeyim, yatakta uzanmışım merak edip açıp izliyordum, gülüyorduk. Günün sonunda eğleniyorsunuz yani. Bu işte zaman içinde kendinizi geliştirebileceğiniz şeyler oluyor. Benim için en iyi iş modeli karlı bir iş. Mesela insanlar kendi evlerinde yapamadıkları şeyleri yapıyorlar ama her geldiklerinde yeni bir şey görmek isteyeceklerdir o yüzden farklı şeyler de düşünüyorum. Farklı odalar tutup o odalardan her birinde farklı bir konsept olmasını istiyorum. Büyük bir titizlikle hazırlanmış bir yemek masası gibi…

Nasıl bir ücret karşılığında bu stres atma hizmetinden faydalanabiliyoruz?

İçindeki tüm malzemeler dahil olarak 15 dakikalık seanslar 120 TL. şeklinde oluyor.

Röportaj: Cansu Meşedilci

escape bulut karakaya evden kaçış bulmaca organizasyon ISTrapped oyun deşarj odası starbucks analitik

İLGİLİ HABERLER

Mevcut öğe yok

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın
Giriş Üye Ol