Aynaya ve Çevreye Bak, İlerle! - Haber

Aynaya ve Çevreye Bak, İlerle!

None

Lütfen dikkat bu bir takip yazısıdır. Hatırlarsanız geçen ay “SEKTÖRE BAKIŞ VE VİZYON” başlıklı yazıma bir yazı serisine başlamıştım. Eğer o yazımı okumadıysanız lütfen öncelikle o yazımı okuyun. Sonra bu yazımı okumaya devam edin. Kısaca önceki yazımı hatırlatmam gerekirse, önceki yazımın sonunda; “Bu konuya gelecek yazımda devam edeceğim. Kısaca çözümler ve öneriler kapsamında “Aynaya ve Çevreye Bak, İlerle!” ve “Dün, Bugün ve Geleceğe Hazırlık” konularına değinecek ve konu kapsamında bazı sorular soracağım. Sözün özü sohbet etmeye devam edeceğiz. Ne dersiniz konuları “EkoKritik” bakış açısıyla değerlendirmeye devam edelim mi?” diye sorup; “Size ve firmanıza başarı çalışmalar diliyorum” diye de yazımı bitirmiştim..

 

Bu yazımın başlığını okuyunca “nasıl yani?” dediğinizi duyar gibiyim. Sanki bir şoför veya sürücü adayına hatta askere veya personele talimat gibi gelmiş olabilir başlık. Oysa bu bir yönlendirme notu ve konumuz sadece iş dünyası ve sizin başarınızla ilgili. Bu nedenle ana konunun önemine dikkat çekmek için bu başlığı kullandım. İşlerin kötüye gitmesi bazı dönemlerde olabilir. Hiçbir şekilde karamsarlığa kapılmayın, dahası pes etmeyin. Çünkü pes ederseniz kimse sizin yerinize mücadeleye devam etmez. Siz pes ederseniz konu bireysel boyutta kalmaz ve (ister patron ister yönetici olun) firmanız da pes etmiş olur. Ne yazık ki “pes etmenize” iş yaptığınız firmalar ve müşterileriniz pek de olumlu yaklaşmaz. Bırakın iş konusunu, arkadaşlarınız bile yanınızda olmayabilir, hatta size destek olamazlar siz pes edince. Eğer ruh haliniz işlerinizle birlikte bozulmaya başladıysa, bireysel veya firma olarak içine düştüğünüz durum aslında bir çeşit “kriz” olarak tarif edilebilir. Yok merak etmeyin konuyu klasik kriz yönetimine bağlamayacağım bu aşamada ya da seçim dönemlerinde bazen böyle olur da demeyeceğim. Bu dönemlerde destek işinizi çok kolaylaştıracak diye düşündüğümden, dahası geçen ay içinde yönetim danışmanlığını yaptığım 2 ayrı firmada yaşanan bazı olaylarla da ilişkisel olarak çalışma arkadaşlarıma ve söz konusu firmalara dolaylı notlar olarak yazı başlığı kendiliğinden oluştu. Eğer bu aşamada “Peki, ‘Aynaya ve Çevreye bak, ilerle!’ kavram olarak tamam da, neler yapacağız?” diyorsanız ek açıklama kısaca şöyle olabilir:


Aynaya ve Çevreye Bak

Kendini, firmanı, ürününü iyi analiz et. Rakipleri, rekabet ettiğin ürün ve hizmetleri müşteri bakış açısı ile incele. Yapılması gereken değişiklikleri yap. Gelişerek değiş. Eğer gerçekten istersen, mücadele edersen, hazırlanırsan sonuçta birçok şeyi başarabilirsin. Salt kazanmaya odaklanma, işini en iyi şekilde yapmaya odaklan. Bunu yaparsan ya başarırsın ya da belki kaybedersin ama çok şey kazanmış olursun. İlk kazanımın kendine güven sonra da deneyim olacaktır. Bunu para ile satın alamazsın. Kaybedeceksen dahi öyle güzel hazırlan ki kaybetsen dahi sonuçta kazanmış ol. En azından o işin öyle yapılmayacağını, kendi kapasiteni, ekip arkadaşlarını, ortaklarını, işi, sektörü kısaca hayatı öğren. Bunun sana kazandıracakları ise saymakla bitmez. Düşün zaten sen sıralayacaksın maddeleri. Önemli olan kaybetmek veya düşmek hatta iflas etmek değildir, eğer her defasında yeniden ayağa kalkarsan, hatalarından ders alırsa ve yönün hep ileriye, başarıya odaklı ise merak etme her sorunun üstesinden gelebilirsin. Asla durma çünkü seni geçer rakiplerin, suçlar etrafındakiler ortakların hatta ailen bile zor günlerinde. İşte o zaman eğer bazı dostların varsa sana güvenen, senin için bir şeyler yapmaya çalışan.. merak etme başarırsın onların destekleri ile ilerlersin. Geçmişteki kayıplar, kaybedilen işler ve birçok başarısızlık önemsiz olur. Öyle güzel işler yaparsın ki sen dahi neleri yaşadığını unutursun. Ders almayı ihmal etme sakın. Yoksa aynı kısır döngüye tekrar girebilirsiniz.  

 

İlerle!

 

Çünkü dün geçmişte kaldı. Eğer yarını da kaybetmek istemiyorsan bugününü kurtar. Her gün, her an daha iyi olmak için ilerle. Geriye “sorunlara, enkaza” bakma. Günü verimli kullanmaya ve geleceğe odaklan. Bunu firma olarak, firma yöneticileri hatta firması ile yollarını ayırmış yöneticiler için özellikle hatırlatıyorum. Çünkü firmaların müşterileri ilerlemeye bakar, firma içi sorunlara değil. Bu nedenle firmalara ürün ve hizmetlerinizde olduğu kadar yönetimde de ilerleyin, gelişin. Bunun diğer bir yolu hatalardan ders almaktadır.

Değer firma yöneticileri, sahipleri, girişimciler lütfen önceki yazım ve bu yazım kapsamında bir daha düşünün. Ne yazık ki bazılarınız sadece kendi becerileri, deneyimleri doğrultusunda çok hatalar yapıyor. Bazılarınız kendinizi dev aynasında görüyorsunuz. Ne iş hacminiz, ne sektör büyüklüğü ve sizin aldığınız pay, ne de aslında ülke ekonomisinde firmanızın öneminin farkında olmayabiliyorsunuz. Bazılarınız size ama neredeyse sadece size haksızlık yapıldığını düşünüyorsunuz ve çevrenizi, iş ortaklarınızı, çalışanlarınızı, müşterilerinizi, ailenizi ve sürekli kendinizi suçluyorsunuz. Bazılarınız da kendiyle barışık, işine, deneyimine güveniyor, doğru modellerle çalışıyor. Alması gereken destekleri ya biliyor ya da hızla öğreniyor. Böylece çözümler üretiyor ve ilerliyor.

Sanırım artık konuyu, yaklaşımımı biraz daha netleştirmemin zamanı geldi. Bu yazı gençler, kadınlar, engelliler, girişimciler, öğrenciler, emekliler, çalışanlar, firma sahipleri, kurumlardaki yöneticiler kısaca hepimiz için özel olarak kurgulandı. Kısaca önceki yazımı, bu yazımı bu bakış açıları ile tekraren okuyabilirsiniz. Bunu yaptığınızda sizin başarılı olmanız için sizinle birlikte mücadele eden birçok kişi, kurum ve taraf göreceksiniz. Aileniz, arkadaşlarınız, öğretmenleriniz, büyükleriniz, ahbap ve dostlarınız, muhtelif kurum ve kuruluşlar. Bazılarını girişimciler, firmalar ve yatırımcılar için biraz daha somutlaştıracak olursak;

Size yardım edecek Üniversiteler, Danışmanlık firmaları, Eğitim firmaları, Bakanlıklar, KOSGEB, TOBB, TİM, DEİK, KGF, İSO, İTO, YASAD, TBD, TOSYÖV, TTGV, TÜBİSAD, TKYD, TUSİAD, MUSİAD, TASAM, KAGİDER, TİKAD, EXİMBANK, Sigorta kuruluşları, Mali müşavirler, Bağımsız denetim firmaları, STK’lar, Valilikler, Belediyeler, yerli ve yabancı bankalar, Finans kuruluşları, Dünya Bankası, Avrupa birliği ve muhtelif proje kuruluşları, yayın kuruluşları, dergiler, gazeteler var. Kısaca bu bölümde adını yazdıklarım gibi onlarca benzer kuruluş, sektör dernekleri, vakıfları ve organizasyonlar var. Listeyi uzatmak, her şehir ve sektöre özel örnekleri de vermek mümkün. Sonuç olarak size yardımcı olmaya çalışan onlarca taraf var.  Bunun için tüm bu taraflardan doğru şekilde destek almaya çalışın. Etkinliklere, seminer, konferans ve fuarlara gidin. Destekleri nasıl alacağınızı öğrenin. Böylece kendinize, firmanıza yatırım yapın. Unutmadan bir not daha paylaşmak istiyorum. Sadece bu yazılarım değil çünkü bazı başka yazılarımı da örneğin “Girişimcilik Sadece Kişiler İçin Değil Ülke İçin Önemli" yazımı da bu kapsamda yazdım. O yazımı da lütfen okuyun.

Lütfen unutmayın siz başarmak için mücadele etmezseniz kimse sizin yerinize sizin yapmanız gerekenleri yapmayacaktır. Yapsa da zaten başarı sizin başarınız olmayacaktır. Ne dersiniz kişi ve firma olarak başarmak istiyor musunuz?

Yazımın kurgusundan hareketle bir sonraki yazım da ““Dün, Bugün ve Geleceğe Hazırlık” başlığı ile olacak hatırlatırım. Başarılar dilerim.

 

Abdullah Bozgeyik

Finans Sektör Abdullah Bozgeyik

İLGİLİ HABERLER

Mevcut öğe yok

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın
Giriş Üye Ol